TCMB Faiz Rejimi Neden Neredeyse Her Hisse Senedi Fonunu Kötü Bir Bahis Haline Getiriyor
TCMB politika faizi yüzde 45'te seyrederken para piyasası fonları yıllık bazda yüzde 40'ın üzerinde getiri sağlıyor. Bu ortamda Türkiye'de hisse senedi riski taşıyan her fonun önündeki engel, tarihsel olarak son derece yüksek. Medyan Türk hisse senedi fonunun varlığını meşrulaştıracak getiriyi ücretler düşüldükten sonra üretip üretemeyeceğini modelledik. Büyük çoğunluk bu sınıra yakın bile gelemiyor.

Hesap hem acımasız hem de basit. Türk bir yatırımcı, Şubat 2026 itibarıyla TEFAS'ta lisanslı bir para piyasası fonuna para yatırarak günlük likidite, sıfıra yakın kredi riski ve yüzde 0,5'in altında yönetim ücreti eşliğinde yıllık bazda yaklaşık yüzde 40–42 net getiri elde edebiliyor. Bu, risksiz alternatiftir. Ve Türkiye'deki her hisse senedi fonu yöneticisinin aşması gereken rakam budur; üstelik brüt bazda değil, kendi yönetim ücreti, performans ücreti, işlem maliyetleri ve saklama ücretleri düşüldükten sonra. Ancak bu eşiği geçen yönetici, yatırımcısından hisse senetlerinin beraberinde getirdiği oynaklığı, değer düşüşü riskini ve likidite sorunlarını göze almasını talep etmeyi hak eder. Fonkuşu, medyan Türk hisse senedi fonunun para piyasası alternatifinin üzerinde net getiri üretebilmesi için gereken brüt getiriyi modelledi. Sonuç: yaklaşık yıllık yüzde 48. Son 12 ay içinde TEFAS'taki 112 hisse senedi fonundan yalnızca 7'si bu rakama ulaşabildi.
Bu sonucun yansımaları tüm sektöre yayılıyor. Yüzde 2,5 yönetim ücreti ve bir gösterge endeks üzerinde yüzde 10 performans ücreti talep eden bir hisse senedi fonu, yalnızca yüzde 0,3 ücret alan bir para piyasası fonuna karşı başa baş gelebilmek için yaklaşık yüzde 50 brüt getiri üretmek zorunda. Bu durum, aralarında gerçekten yetenekli hisse analistlerinin de bulunduğu Türk hisse senedi yöneticilerinin yetkinliğine ilişkin bir yorum değil; yüzde 10'luk faiz ortamı için tasarlanmış bir maliyet yapısıyla yüzde 45'lik bir faiz ortamında hisse senedi riskini meşrulaştırmanın matematiksel imkânsızlığına ilişkin bir tespittir. Türk hisse senedi fonlarının büyük çoğunluğunun ücret tarifeleri, TCMB politika faizinin tek haneli olduğu dönemde belirlendi. O tarihten bu yana güncellenmedi. Faiz ortamı beş katına çıktı. Ücretler ise hiç değişmedi.
Bu ortamda bireysel yatırımcı için rasyonel tepki açıktır: tüm hisse senedi fonlarını sat, para piyasasına geç, faizlerin düşmesini bekle. Nitekim TEFAS akış verileri de tam olarak bu tabloyu ortaya koyuyor: son altı ayda hisse senedi fonlarından 12,4 milyar TL net çıkış yaşandı; bu paranın neredeyse tamamı para piyasası ve kısa vadeli tahvil fonlarına aktı. İş modellerine yönelik varoluşsal bir tehditle yüz yüze gelen hisse senedi fonu yöneticileri, ücretleri düşürme yoluna gitmek yerine çok daha yüksek risk profiline sahip yeni ürünler piyasaya sürerek yanıt verdi: kaldıraçlı fonlar, tematik fonlar, kripto bağlantılı fonlar. Amaç, olağanüstü getiri vaadiyle matematiksel engeli aşmak. Bu, çaresizlikten doğan bir stratejidir; bedelini ise bu fonlara yatırım yapan yatırımcılar ödeyecektir.
Fonkuşu
Fonkuşu, Türkiye'nin fon sektörünü, fintek ekosistemini ve sermaye piyasalarını takip eden bağımsız bir yayın kuruluşudur. Haberlerimizin konularından ödeme almayız.
Hata mı gördünüz? Düzeltme gönderin.